25 Kasım 2012 Pazar

Kuşlar da yas tutuyormuş

  Kuşlar da yas tutuyormuş. Bazı kuşların ölen arkadaşları için 'cenaze töreni düzenliyor olabileceği' ortaya çıktı
 Ð¡Ð²ÑŠÑ€Ð·Ð°Ð½Ð¾ изображение
    
   Batı çalı kargalarını inceleyen ABD’li bilim adamları, ölen bir kuş görünce yem aramaya ara verdiklerini ve birbirlerine seslenip ölü kuşun başında toplandıklarını keşfetti.
    
   Animal Behaviour dergisinde yayımlanan makalede, kuşların bu davranışı tehlikeye karşı birbirlerini uyarma amacıyla geliştirmiş olabileceği belirtiliyor.
    
   Araştırma, California Üniversitesi’nden Teresa Iglesias ve ekibinin imzasını taşıyor.
    
   Iglesias ve ekibi, çalı kargalarının yaşam alanlarına çeşitli nesneler bırakarak, kuşların tepkisini inceledi.
    
   Bıraktıkları nesneler arasında farklı renklerde tahta parçaları, ölü kuşların yanı sıra dost ve düşmanlara nasıl tepki vereceklerini anlamak amacıyla konan, içi doldurulmuş çalı kargaları ve boynuzlu baykuşlar vardı.
    
   tehlike İŞARETİ
    
   Çalı kargaları; renkli tahta nesnelere tepki vermezken, ölü bir çalı kargası bulduklarında tehlike işareti veren sesler çıkararak uzaktaki arkadaşlarını uyardı.
    
   Daha sonra ölü kuşun etrafında toplanan çalı kargaları; birbiriyle uyumlu olmayan sesler çıkararak başka çalı kargalarını da olay yerine çağırdı ve büyük bir davranış değişikliği göstererek, bir gün boyunca yem aramaya çıkmadı.
    
   Çalı kargaları içi doldurulmuş baykuşları görünce de toplanarak, tehlike sinyalleri veren sesler çıkardı. Ayrıca baykuşu korkutmak amacıyla üzerine doğru uçtular.
    
   Doğada zürafa ve fil gibi hayvanların da aynı familyadan bir hayvan öldüğünde yalnız bırakmadıkları biliniyor.
    
   Bu da bilim adamlarına hayvanların ölümü anladığını ve yas tuttuğunu düşündürüyor.
    
   BBC Türkçe

24 Kasım 2012 Cumartesi

Boyunluk nasıl örülür–boyunluk örülüşü–boyunluk yapılışı anlatımlı

Kış aylarının vazgeçilmez aksesuar modelleri arasında yer alan boyunluk modelleri, bu dönem içerisinde her ne kadar soğuk havaların etkisinden korunabilmek için kullanılsa da, görünüm anlamında da bizlere fazlasıyla katkı sağlarlar kızlar… Peki bu denli çok kullanılan boyunluk nasıl örülür? Kolaylıkla uygulayabileceğiniz boyunluk ile ilgili anlatım bilgilerini sizlere sunuyorum…

Boyunluk nasıl örülür?
40 ilmek ile başlanır.
Örgünün iki yanı örgü boyunca 3 ilmek haroşa örülür.
Örgü düz örgüyle devam eder ve 5 sıra sonra örgünün iki yanından da her iki sırada bir 1′er ilmek kesilerek 24 ilmek olduğunda örgü bitirilir.
Belirlenen uzunlukta birit yapılarak düğmeyle birlikte kullanılır.

örgü boyunluk modeli örneği çeşiti ve detaylı resimli anlatım yapılışı sizlerle…

Kış aylarının en temel giyim aksesuarları içerisinde yer alan örgü boyunluk modellerinden bir alternatifi seçerek, sizler için sunuyoruz.
Örgü işi yapan bir kişi tarafından gerçekten özenilerek hazırlanan ve şık yapısı ile bir hayli dikkat çekici olan bu örgü boyunluk modeli, her ne kadar detaylı bir yapılış biçimine sahip olsa da, modeli bitirdikten sonra elde edeceğiniz sonucu hayal ettikçe, tüm yorgunluğunu unutacak ve modeli işlemeye devam edeceksiniz. Gerçekten harika bir görünüm şıklığına sahip olan bu örgü boyunluk modelini mutlaka ama mutlaka değerlendirmeli ve modeli oluşturarak gardroplarınıza eklemelisiniz.
Örgü boyunluk modeli ve yapılışına baktıktan hemen sonra, sizler için seçtiğimiz diğer örgü boyunluk modellerine de bir göz atmalı ve içinize sinen tasarımı seçmelisiniz hanımlar…
MALZEMELER
ORTA KALINLIKTA YÜN
ŞİŞ NO 4
TIĞ NO 3.5
YAPILIŞI
7 İlmek ile başlanır. 7 diş haroşo örülür. Sıra başında 1 ilmek arttırılır. 5 diş haroşo da, bir sıra başında arttırılıp, son iki ilmeği örmeden geri dönülür. Bu işleme 21 ilmek olana kadar devam edilir. Daha sonra aynı şekilde eksiltilip boyunluk tamamlanır.
NOT: Arttırma işlemi örgünün hep aynı tarafında yapılır.
ÇİÇEK VE YAPRAKLAR
4 zincir çekilip kapatılır. 12 tane sık iğne yapılır. Arttırarak 4 cm’lik daire olana kadar örülür.

20 Kasım 2012 Salı

Güzellik sırları


Argan Yağının Cilt İçin Faydaları :
•         Kırışıklıkları azaltarak cildinizin sıklaşmasını sağlar.
•         Sivilce tedavisinde oldukça etkilidir.
•         Cildinizin yumuşamasına yardımcı olur.
•         Güneş(UHV zararlı ışınları), sigara, stres, çevre kirliliğinin olumsuz etkilerini ortadan kaldırarak hücrelerin yenilenmesini sağlayarak cildinizi canlandırır.
•         Ciltteki tahriş ve iltihaplanmayı azaltabilir.                                                                   
•         Göz altı kırışıklıklarında etkilidir.
•         Hamilelik çatlaklarının önenmesinde faydalıdır.
•         Hem kuru hem de yağlı ciltler için kullanıma uygundur.
Yüz İçin Nasıl Kullanılmalı?:

Argan yağının daha fazla etki göstermesi için yüzünüze sürmeden önce temizlemeniz şarttır. Temizlemiş olduğunuz yüzünüze sadece birkaç damla uygulamak yeterli olacaktır. Argan Yağı gün içinde ya da gece yatmadan önce yüze uygulanabilir. Parmağınızın ucuna birkaç damla Argan Yağı damlatın ve parmaklarınızı birbirine sürterek yağın biraz ısınmasını sağlayın. Parmaklarınızla tüm yüz bölgenize nazikçe masaj yaparak Argan Yağını yüzünüze uygulayın. Yağ çabucak cildinize nüfuz edecek ve cildinizin canlandığını göreceksiniz.

Vücut için Nasıl Kullanılmalı?:

Argan Yağı masaj içinde son derece uygun bir üründür. Tercihen duştan sonra temiz vücuda avuç içinde ısıtılarak uygulanması et etkili sonuçları verir. Vücut tarafından kolayca emilmektedir ve diğer yağlarda olduğu gibi yapışkan bir formda değildir, bu nedenle masaj sonrası tekrar duş alınması gerekmemektedir.

Argan Yağının Saç İçin Faydaları
•         Yıpranmış ve donuklaşmış saçlarda parlaklık sağlar.
•         Saç kırıklarının oluşmasını önler.
•         Saçları besler.

 Saç İçin Nasıl Kullanılmalı?:

Saçınıza kafa deriniz ıslanacağı kadar Argan Yağı uygulayın. Kafa derinize yavaş hareketlerle masaj yapın. Saçınızı ılık bir havluyla örtün ve 30 dakika boyunca böyle bekleyin. Daha sonra saçınızı yıkayın.

Argan Yağının Tırnak İçin Faydaları
•   Kırılgan tırnak yapısını güçlendirir.
Tırnaklar İçin Nasıl Kullanılmalı?:  
 Limonu sıkın ve çıkan suyuna eşit miktarda olacak kadar  Argan Yağı koyarak bir karışım elde edin. Bu karışımın içinde 15 dakika boyunca parmak uçlarınızı bekletin. Tırnaklarınızın sağlıklı bir biçimde kalması için haftada 1 kere bu karışımı 15 dakika boyunca uygulamanız  yeterli olacaktır

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Sarı kızın efsanesi




Sarı kızın efsanesi........
Sarıkız, Çanakkale iline bağlı Ayvacığın bir köyünde ailesi ile yaşarken,küçük yaşta annesi vefat eder. Babası sarıkıza “biliyorsun anneni çok severdim, burada çok hatırası var, anneni unutmam zor oluyor. Buradan göçelim" der ve Kazdağlarının eteğindeki Güre köyünün yakınlarındaki Kavurmacılar köyüne gelerek yerleşirler. Burada çobanlık yaparak geçimlerini temin ederler. Köyde çok sevilirler. Köyün yaşlıları, gençleri sarıkızın babasına akıl danışırlar. Köylüler onun ermiş olduğunu düşünürler. Aradan yıllar geçer Sarıkız büyür güzel bir kız olur. Babası da yaşlanır. Aklında hep hacca gitme fikri vardır. Hacca gidebilmek için namazında niyazında sürekli Allah’a yalvarır. Sarıkız babasının bu isteğini yerine getirmesi için onu teşvik eder. Babasına artık büyüdüğünü kendisine bakabileceğini, daha fazla yaşlanmadan hacca gitmesi gerektiğini söyler. Babası kızını komşusuna emanet eder, hacca gider. O zamanlar hacca gitmek şimdiki gibi değil, belki altı ay, belki de daha fazla, yaya gidiliyor.

Babası hacca gittikten sonra, köyün delikanlıları, Sarıkıza talip olurlar. Sarıkız hiçbirine yüz vermez. Onlarda dedikodu yayarak Sarıkıza iftira ederler.

Baba hacdan dönünce kimse yüzüne bakmaz, selamını almazlar. Sarıkızı teslim ettiği komşusuna bunun sebebini sorduğunda, Sarıkızın kötü yola düştüğünü söyler. Baba günlerce düşünür. Adet olan hac hayrını da yapamaz. Köyde yaşayabilmesi için namusunu temizlemesi gerekmektedir. Fakat çok sevdiği kızını öldürmeye kıyamaz. Yanına aldığı birkaç kazla, kızını, kazdağının zirvesine götürüp oraya bırakır. Orada yabani hayvanlara yem olacağını düşünür.

Aradan yıllar geçer. Bayramiç tarafından gelen yolcuların dağda yollarını kaybettiklerinde, darda kaldıklarında kendilerine sarı bir kızın yol gösterdiğini, yardım ettiğini söylerler. Kazlarının olduğunu, hatta bunların bir gün Bayramiç ovasına inerek çiftçilerin mahsülüne zarar verdiğini, köylülerin bu durumu sarıkıza söylemeleri üzerine, Sarıkızın eteğine doldurduğu taşları saçarak, bir avlu oluşturduğunu, kazlarında artık aşağılara inmediğini söylerler. Kaz avlusu diye anılan bu alanın duvar kalıntıları günümüzde bile gözükmektedir.

Bu hikayeleri dinleyen baba, bunun Sarıkız olabileceğini düşünür. Dağın yolunu tutar, zirveye vardığında, duvarlarla çevrili kazların bulunduğu bir alanla karşılaşır. Kızını bugün sarıkız tepe diye anılan yerde bulur. Sarıkız, babasını gördüğüne sevinir. Ona saygı gösterir, hürmet eder. Babası namaz kılmak için abdest almak ister. Sarıkız, abdest alması için babasının eline su döker. Babası suyun tuzlu olduğunu söyler. Sarıkız aceleden yanlışlıkla denizden aldığını söyler ve testisini vadilere doğru uzatır. Yeni doldurduğu suyu babasının eline döker. Babası buz gibi tatlı suyu tadınca kızının erdiğini anlar. O sırada siyah kara bir bulut gökyüzünü kaplar, Sarıkız kaybolur. Babası kızının erdiğine, sırrının açığa çıkması nedeniylede kaybolduğuna kanaat getirir. Kızına iftira edildiğini anlar ve köylülere beddua eder. Bugün Kavurmacılar köyünde yaşayan kimse kalmamış, muhtar, köy mührünü, yaşayan kimse kalmadığı için
Kaymakamlığa teslim etmiş ve köyün adı kütükten silinmiştir. Sarıkızın babası üzüntü ile tepelerde dolaşırken bugün Baba tepe denilen yerde ölür. Yöre halkı Sarıkıza ve babasına dağın yassı taşlarını üst üste koyarak mezar yaparlar. Sarıkızın mezarının olduğu tepeye Sarıkız tepe, Babasının bulunduğu tepeye Baba tepe derler. Yöre halkı her yıl ağustos ayında Sarıkızı ve babasını anmak için buralara çıkarlar...

Satılık şema

                                                                                                  2209-Flört                                ...